AK Parti’de Sessizlik Derinleşiyor: Güçlü Görünüp Güçsüzleşen Bir İktidarın Hikâyesi
AK Parti içinde artan iç çatışmalar, liyakat tartışmaları ve FETÖ sızmaları iktidarın güvenilirliğini sorgulatıyor. Köşe yazısında, parti içi kırılganlıklar ve Erdoğan’a yönelik olası kumpaslara dair analizler sunuluyor.

YUSUF İNAN YAZDI...
AK Parti’ye Sızmalar ve İhanetler Zinciri!
AK Parti, bir zamanlar "milletin sesi" olmakla övünüyordu. Bugün ise, o sesin yerini derin bir sessizlik aldı. Bu sessizlik; devletin kritik kurumlarında yaşanan zaafların, partinin içinden gelen uyarıların ve görmezden gelinen ihanetlerin üstünü örten bir örtüye dönüştü.
AK Parti’nin kurucu isimlerinden Lokman Ayva'nın Aile Bakanlığı için sarf ettiği “Kapatın daha iyi, hizmet yok” sözleri, bir çıkış değil, çöküşün işaretiydi. Bu söz sadece bir bakanlığa değil; yıllarca sosyal politikalarla övünen bir iktidarın kendine yönelik bir itirafıdır aslında.
Sızmalar, İhanetler ve Göz Yumulan Gerçekler
Cumhurbaşkanlığı makam odasına yerleştirilen dinleme cihazı meselesi hâlâ karanlıkta. FETÖ’nün yurt dışında Türk bayraklarını indirip yerine kendi liderinin fotoğrafını asmasına rağmen, "FETÖ ile mücadele ediyoruz" demek artık kimseyi ikna etmiyor.
Üstelik tüm bunlar yaşanırken, bu yapıların devletin bazı kurumlarında yeniden kök saldığına dair ciddi iddialar kamuoyunda yüksek sesle dile getiriliyor. Sessiz kalmak, görmezden gelmek, sadece geçmişin değil, geleceğin de ihanetine ortak olmaktır.
Kim Darbe Yaptı, Kim Görmezden Geldi?
17-25 Aralık’ta yaşananlar bir darbe teşebbüsüydü, evet. Ama o süreçte kritik adımları atanlar şimdi terfi ettiriliyorsa, burada sadece adalet değil, akıl da yara alıyor.
15 Temmuz’da darbe girişimi olmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu bilgiyi eniştesinden öğrenmiş… MİT Başkanı, Emniyet, Genelkurmay? Hepsi görevde. Hatta kimileri yeni bakanlık koltuklarında. Bu tabloya bakıp da “sistem işliyor” demek, milleti aptal yerine koymaktır.
İçeriden Tasfiye: Berat Albayrak ve Bilal Erdoğan Üzerinden Kurulan Tuzak
Ekonomide radikal kararlar almış, Türkiye’nin finansal bağımsızlığı için önemli adımlar atmış olan Berat Albayrak’ın nasıl yalnız bırakıldığı ortada. Bilal Erdoğan’a yönelik sistematik itibarsızlaştırma kampanyası da cabası. Medyada organize haberler, sosyal medyada linç kültürü, devlette sessizlik… Bu bir rastlantı mı yoksa planlı bir tasfiye mi?
Makyajlı Sadakat: Medya ve Bürokrasi İlişkisi
Medyada hâlâ etkisini sürdüren FETÖ yapılanması, devlet içindeki uzantılarını açık açık desteklerken, AK Parti yönetimi bu yapılanmaları seyrediyor. ATV, Sabah, AA gibi kurumların FETÖ’yle doğrudan teması olan gruplarca yönlendirildiği iddiaları bile artık kimseyi şaşırtmıyor. Daha acısı, kimse bu iddialara yanıt vermeye gerek bile duymuyor.
Erdoğan’a Kumpas mı Hazırlanıyor?
Kulislerde konuşulan iddialara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerine Hakan Fidan’ın geçirilmesi için bazı ekipler plan yapıyor. Otellerde toplantılar, medya yönlendirmeleri, istihbarat sızmaları… Eğer bunların hiçbiri yalan değilse ve buna rağmen hiçbir şey yapılmıyorsa, o zaman Erdoğan yalnız bırakılmış demektir.
FETÖ Yöneticileri Protokolde, Gaziler Zindanda
Ukrayna’da, Kazakistan’da FETÖ’nün önde gelen isimleri Türk devletinin resmi kurumları tarafından karşılanıyor. Öte yandan, vatan için canını ortaya koymuş gaziler, terör suçlamasıyla cezaevinde. Bu neyin adaleti? Bu neyin stratejisi?
Son Söz: Bu Devran Böyle Gitmez
AK Parti, kendine yönelik en ağır darbeyi dışarıdan değil, içeriden alıyor. Sızmalara, ihanetlere, liyakatsizliğe ve sessizliğe göz yumuldukça; iktidarın adı kalır, kendisi silinir.
Siyaset, sadece seçim kazanmak değildir. Devlet, sadece protokol değildir. Ve sadakat, sadece görüntüde olmamalıdır.
Eğer bu gidişat durdurulmazsa; AK Parti’nin sonu gelmekle kalmayacak, Türkiye çok daha büyük bedeller ödeyecektir.

YUSUF İNAN / YURTTA SULH CİHANDA SULH
Twitter : @Yusufinan2023
Instagram : yusufinan2023
Instagram : fondinan2016
Email : editor@yerelgundem.com
Web: www.yerelgundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)