Çocuğunuz yaramaz mı yoksa bir dahi mi? Etiketlemeden önce düşünün
DEHB, yaramazlık değil nörogelişimsel bir farklılıktır. Uzmanlar, Michael Phelps gibi isimlerin başarısının ardındaki "hiper-odaklanma" yeteneğine dikkat çekiyor.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
İSTANBUL, TÜRKİYE — Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) yaşayan çocuklar toplum tarafından sıklıkla "yaramaz" olarak etiketlense de, bu nörogelişimsel farklılık aslında Michael Phelps örneğinde olduğu gibi yüksek bir dehanın habercisi olabilir.
Uzmanlar, bu durumun bir disiplin eksikliği değil, beynin odaklanma ve dürtü kontrolü süreçlerindeki işlevsel farklılıklardan kaynaklandığını belirtiyor. Auto Train Brain'in yayımladığı son blog yazısına göre, DEHB tanısı alan çocukların "hiper-odaklanma" yetenekleri doğru yönlendirildiğinde akademik ve sosyal alanlarda sıra dışı başarılar elde edilebiliyor.
Nörogelişimsel farklılık ve biyolojik kökenler
Birçok aile, çocuklardaki hareketliliği veya odaklanma güçlüğünü yanlış ebeveyn tutumlarına bağlama yanılgısına düşüyor. Oysa DEHB, beynin dikkat ve planlama bölümlerindeki biyolojik işleyiş farklılıklarından doğan nörogelişimsel bir süreçtir. Sürecin temelinde büyük oranda genetik faktörler yatarken, beyindeki dopamin gibi kimyasal habercilerin işleyişindeki değişimler konsantrasyonu biyolojik olarak zorlaştırıyor. Ayrıca gebelik dönemindeki dış faktörler ve erken doğum gibi çevresel etkenlerin de biyolojik risk tablosunu şekillendirebildiği ifade ediliyor.
Yaramazlık mı yoksa beyin motoru mu?
Sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanan veya aşırı hareketlilik sergileyen çocuklar, genellikle "yaramaz çocuk" kalıbına sokuluyor. Ancak bu durumun sadece yerinde duramamakla sınırlı olmadığı; her çocukta farklı şekillerde tezahür ettiği vurgulanıyor. Aşırı hareketlilik yaşayan bireyler, sanki içlerinde hiç durmayan bir motor varmış gibi hissedebiliyor ve en uygunsuz anlarda bile hareket etme ihtiyacı duyabiliyorlar. Dürtüsellik eklendiğinde ortaya çıkan "sırasını bekleyememe" veya "soruları sonuna kadar dinleyememe" gibi davranışlar, yaramazlık değil, beynin enerjiyi işleme biçimindeki farklılığın dışa vurumu olarak tanımlanıyor.
Akademik başarı ve hiper-odaklanma
Düşük notlar veya sınıftaki dalgınlıklar, bir çocuğun zekası hakkında belirleyici bir kriter teşkil etmiyor. DEHB’li bireyler arasında deha düzeyinde IQ’ya sahip sayısız örnek bulunurken, bu çocukların dünyayı standart kalıpların dışında görme biçimleri dikkat çekiyor. İlgi duydukları bir konuya "hiper-odaklanma" derinliğiyle bağlanan bu çocuklar, aslında akademik yetersizlik değil, bilgiyi organize etme biçiminde farklılık yaşıyorlar. Olimpiyat şampiyonu Michael Phelps'in çocukken odaklanma sorunu yaşamasına rağmen enerjisini spora yönlendirerek elde ettiği başarı, bu potansiyelin en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Nörogeribildirim ile beyin egzersizi
Sürecin yönetiminde sabır ve anlayışın yanı sıra beynin farklı işleyişini destekleyecek bilimsel yöntemler de kritik rol oynuyor. Avrupa’da yaygınlaşan nörogeribildirim (neurofeedback) teknolojisi, beynin kendi çalışma disiplinini öğrenmesine yardımcı olan bir "beyin egzersizi" işlevi görüyor. Sensörler eşliğinde oynanan bilgisayar oyunları sayesinde beyin, odaklandığı anda ilerleme kaydederek dikkatini nasıl toplayacağını bir kasını geliştirir gibi deneyimliyor. Doğru yöntemlerle desteklenen çocukların, içlerindeki eşsiz potansiyeli dünyaya gösterme şansını yakaladığı belirtiliyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)