Cezaevlerinde yer kalmadı: 11. Yargı Paketi kalıcı çözüm olmadı
Türkiye'de cezaevi nüfusu, 11. Yargı Paketi ile yaşanan geçici düşüşün ardından Şubat 2026 itibarıyla yeniden 410 bin seviyesine yükselerek kapasite krizini derinleştirdi.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
ANKARA, TÜRKİYE — Türkiye'deki ceza infaz kurumları, 11. Yargı Paketi kapsamında sağlanan tahliyelere rağmen, Şubat 2026 itibarıyla kapasitesinin yüzde 40 üzerine çıkarak 410 bin 400 kişilik nüfusa ulaştı.
Aralık 2025 sonunda yürürlüğe giren ve infaz indirimleriyle cezaevi yükünü hafifletmeyi amaçlayan düzenleme, artan yeni tutuklamalar ve yargı süreçleri nedeniyle kalıcı bir çözüm sunamadı. Yetkililerin "nefes aldıracak" olarak sunduğu paket, cezaevi nüfusunu Ocak 2026'da geçici olarak 402 bin seviyelerine düşürse de Şubat ayı itibarıyla sayılar tekrar rekor seviyelere yaklaştı.
Resmî veriler artışı doğruluyor
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün (CTE) 2 Şubat 2026 tarihli verilerine göre cezaevlerinde 407 bin 266 kişi bulunurken, TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na 11 Şubat 2026'da sunum yapan CTE Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, bu sayının 410 bin 400'e yükseldiğini bildirdi.
Şubat 2026 itibarıyla güncel mahkum dağılımı şu şekildedir:
| Kategori | Hükümlü Sayısı | Tutuklu Sayısı | Toplam |
| Erkek | 325.952 | 57.470 | 383.422 |
| Kadın | 15.367 | 3.972 | 19.339 |
| Çocuk | 1.203 | 3.302 | 4.505 |
| GENEL TOPLAM | 342.522 | 64.744 | 407.266* |
| *2 Şubat resmî verisidir; 11 Şubat itibarıyla toplam 410.400'e yükselmiştir. |
Kapasite sınırı yüzde 140'a dayandı
Resmî kapasitesi yaklaşık 305 bin kişi olan Türkiye cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 133 ile yüzde 140 bandına yerleşti. Bu durum, kurumların mevcut kapasitelerinin yaklaşık yüzde 40 üzerinde hizmet vermeye çalışması anlamına geliyor. 11. Yargı Paketi'nin getirdiği 3 yıl erken açık cezaevine geçiş ve ek denetimli serbestlik imkânları, toplamda 115 bin civarında tahliyeye yol açsa da bu boşluk kısa sürede yeni yargılamalarla doldu.
İnsan hakları örgütlerinden "palyatif" eleştirisi
CİSST ve TİHV gibi insan hakları örgütleri ile hukukçular, yapılan düzenlemeleri yapısal reformdan uzak "palyatif" (geçici) önlemler olarak nitelendiriyor. Eleştirilerde şu noktalar öne çıkıyor:
-
Sürekli İnfaz İndirimi: Sistemin periyodik indirimlerle idare edildiği, alternatif cezalar ve yargı yükünün azaltılması gibi köklü reformların yapılmadığı belirtiliyor.
-
Hak İhlalleri: Aşırı doluluğun; tıbbi bakım eksikliği, hijyen sorunları ve psikolojik çöküntü gibi hak ihlallerini tetiklediği vurgulanıyor.
-
Avrupa Liderliği: Türkiye, 100 bin kişiye düşen mahkum sayısında Avrupa Konseyi verilerine göre hâlâ zirvede yer alıyor.
Hükümetin çözüm olarak 2028 yılına kadar 50 yeni cezaevi inşa etme planı ise eleştirmenler tarafından "sorunu çözmek yerine hapsetme politikasını kalıcılaştırmak" olarak yorumlanıyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)