AKP İzmir’i 2029’da sandıkta kazanabilir mi? Tartışma büyüyor

Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişi, İzmir’de aday tercihi, seçmen güveni ve 2029 yerel seçimleri üzerinden muhalefette özeleştiri tartışmasını büyüttü.

08.10.2026 - 21:10
0
AKP İzmir’i 2029’da sandıkta kazanabilir mi? Tartışma büyüyor

Ahmet Taş | Yerel Gündem

İZMİR, TÜRKİYE — İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye katılması, muhalefette aday tercihleri, seçmen güveni ve 2029 yerel seçimlerinde İzmir’in sandıkta kazanılıp kazanılamayacağı tartışmasını yeniden açtı.

DW Türkçe’nin analizine göre, Tugay’ın AKP’ye geçişi yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi olarak değil, “sosyal demokratların kalesi” olarak görülen İzmir’in sandık dışı bir yöntemle iktidara geçmesi olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, hem CHP hem de Yeni Parti çevrelerinde 2024 yerel seçimlerinde yapılan aday tercihlerine yönelik özeleştiri çağrılarını artırdı.

İzmir’de siyasi sorumluluk tartışması başladı

Cemil Tugay’ın AKP’ye katılması, muhalefet cephesinde iki ayrı tartışmayı beraberinde getirdi. Bunlardan ilki, iktidarın belediye transferleriyle muhalefet alanını daraltmaya çalıştığı yönündeki eleştiriler. İkincisi ise muhalefetin kendi aday belirleme süreçlerinde yaptığı hatalar.

CHP yönetimi, Tugay’ın büyükşehir adayı yapılmasında Özgür Özel’in tercihinin belirleyici olduğunu savunuyor. Yeni Parti içinde de İzmir’de yanlış aday tercihi yapıldığı yönünde eleştiriler yükseliyor.

Tugay, CHP’nin kurultay sürecine ilişkin “mutlak butlan” tartışmalarının ardından partisinden ayrılmış, ancak Özel’in kurduğu Yeni Parti’ye katılmamıştı. Bu nedenle geçiş, Yeni Parti’nin mevcut belediye başkanı sayısını değiştirmedi; ancak siyasi etkisi çok daha geniş oldu.

Aday tercihi yeniden sorgulanıyor

Tugay’ı itirazlara rağmen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına taşıyan sürecin bugün yeniden tartışmaya açıldığı belirtiliyor. Özgür Özel’in, Tugay’ın adaylığı için daha önce “sütte leke var, onda yok” ifadesini kullandığı hatırlatılıyor.

Buna karşılık Tugay’ı daha önce Karşıyaka Belediye Başkanı olarak gösteren ismin, CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğu da vurgulanıyor. Bu nedenle tartışmanın yalnızca Yeni Parti yönetimiyle sınırlı olmadığı, muhalefetin genel aday belirleme kültürüne uzandığı yorumları yapılıyor.

Siyaset Bilimci Dr. Seren Selvin Korkmaz, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, İzmir’deki gelişmenin yalnızca iktidarın baskısı ya da muhalefetin mağduriyeti üzerinden okunmasının eksik kalacağını belirtti. Korkmaz’a göre İzmir’de uzun süredir yerel yönetim sorunları, siyasi rekabet eksikliğinin yarattığı rehavet ve parti içi çekişmeler bulunuyor.

Özel’den sert açıklama: Adam ihanet etti

Yeni Parti lideri Özgür Özel ise Tugay’ın geçişini “ihanet” olarak nitelendirdi. Nefes Gazetesi’ne yaptığı açıklamada transferin arka planında tehdit ve şantaj olduğunu savunan Özel, aday belirleme sürecinde anketlere ve Parti Meclisi kararlarına işaret etti.

“İzmir’e böyle bir ihanet edeceğini bilsek göstermezdik. Ben aday gösterdiysem, ben gösterdim ama hepsini Parti Meclisi’nde anketleri göstererek yaptık. Ama ankette kavun gibi dibini koklayıp hainin kokusunu alamıyorsun. Adam ihanet etti.”

Özel’in bu sözleri, parti içinde ve muhalefet tabanında aday belirleme mekanizmalarının ne kadar sağlıklı işlediği sorusunu yeniden gündeme getirdi.

İzmir merkezli BAYETAV Akademik Çalışmalar Koordinatörü Dr. Serkan Turgut da aday tercihlerinde Özel’e bağlılığın öne çıktığını, halkın adaylara bakışının yeterince dikkate alınmadığını ifade etti. Turgut’a göre İzmir’deki tepki önce Tugay’a, ardından onu aday gösteren Özel’e yöneliyor.

Seçmende öfke ve güven kaybı riski

Tugay’ın geçişi, yalnızca İzmir’de değil Türkiye genelinde muhalif seçmen üzerinde de etki oluşturdu. İzmir gibi sembolik önemi yüksek bir kentin seçimle değil transferle iktidara geçmesi, seçmende “oy verme” davranışının sonuçları konusunda yeni soru işaretleri doğurdu.

Korkmaz’a göre, Aydın’dan diğer belediyelere uzanan transferler ve yargısal müdahaleler, siyasetin sandıktaki rekabetten ziyade siyasi mühendislik yoluyla şekillendirildiği algısını güçlendiriyor.

Bu durumun seçmende öfke, hayal kırıklığı ve etkisizlik duygusu yaratabileceğini belirten Korkmaz, öfkenin örgütlü bir siyasi kanala dönüşmemesi halinde güven kaybının derinleşebileceği uyarısında bulundu.

İktidar İzmir’de hizmet mesajını öne çıkarıyor

İktidar cephesi ise Tugay’ın geçişini yalnızca belediye başkanlığı makamının kazanılması olarak değil, İzmir’de hizmetler üzerinden siyasi direncin kırılması fırsatı olarak görüyor.

DW Türkçe’nin aktardığı İzmir Barometresi araştırmasına göre, Tugay’ın transfer iddialarının gündemde olduğu dönemde katılımcıların yüzde 57,8’i Tugay’a güvenmediğini, yüzde 16,3’ü güvendiğini belirtti. Katılımcıların yüzde 25,9’u ise kendisini ortada konumlandırdı.

Aynı araştırmaya göre İzmir halkının yüzde 60’ı AKP’ye oy vermeye çok mesafeli. Bu veri, AKP’nin İzmir’de belediye yönetimini devralmış olsa da sandıkta kalıcı bir üstünlük kurmasının kolay olmayacağını gösteriyor.

AKP 2029’da İzmir’i kazanabilir mi?

AKP, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için daha önce 2014’te Binali Yıldırım’ı, 2019’da Nihat Zeybekci’yi, 2024’te ise Hamza Dağ’ı aday göstermişti. Ancak bu seçimlerin tamamında CHP karşısında başarılı olamadı.

Bu nedenle Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişi, sıradan bir siyasi transferin ötesinde sembolik anlam taşıyor. Korkmaz’a göre İzmir, AKP’nin yaklaşık çeyrek asırlık iktidarı boyunca kazanmak istediği, ancak seçmeni ikna ederek siyasi üstünlük kuramadığı bir kent.

Korkmaz, burada verilmek istenen mesajın yalnızca İzmir’in kazanılması olmadığını; muhalefetin en güçlü olduğu alanlara bile iktidarın müdahale edebileceği algısının oluşturulmaya çalışıldığını ifade ediyor.

2029 seçimi muhalefet için kritik sınav olacak

İzmir’de asıl sınavın 2029 yerel seçimlerinde yaşanacağı değerlendiriliyor. AKP, Tugay’ın yönetiminde hizmetlerde iyileşme sağlayabildiği takdirde bunu sandıkta avantaja çevirmeye çalışacak. Ancak kentte AKP’ye yönelik mesafenin hâlâ yüksek olması, bu hedefin kolay olmadığını gösteriyor.

Muhalefet açısından ise mesele yalnızca Tugay’ın geçişi değil; seçmene güven veren adaylar çıkarıp çıkaramayacağı, parti içi karar alma süreçlerini yenileyip yenileyemeyeceği ve İzmir’de biriken yerel yönetim sorunlarına güçlü yanıt verip veremeyeceği olacak.

Bu nedenle Cemil Tugay’ın AKP’ye katılması, İzmir siyasetinde sadece bugünü değil, 2029 yerel seçimlerine uzanan yeni bir dönemin de başlangıcı olarak görülüyor.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User