Bediüzzaman Said Nursi'yi hedef alan saldırılara sert tepki
Sosyal medyada Bediüzzaman Said Nursi'yi hedef alan mesnetsiz iddialara tepki gösteren yazar Sabri Okur, ünlü İslam aliminin tarihi mücadelesini anlattı.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Sosyal medyada son günlerde İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi'yi hedef alan asılsız iddialara karşı tepkiler büyürken, yazar Sabri Okur yayımladığı detaylı bir açıklamayla Said Nursi'nin tarihi şahsiyetini ve ilmi mücadelesini anlattı.
Okur'un açıklamaları, Said Nursi'nin hem Osmanlı hem de Cumhuriyet dönemindeki vatanperver tutumunu, Birinci Dünya Savaşı'ndaki fedakarlıklarını, İngiliz işgaline karşı direnişini ve [Risale-i Nur] eserlerinin toplumsal etkisini kamuoyunun gündemine yeniden taşıması açısından büyük önem arz ediyor. Yazar Sabri Okur, X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, tarihi gerçekleri çarpıtarak şöhret peşinde koşan çevrelere sert eleştiriler yöneltti.
"Güneşi üfleyerek söndürmeye çalışan ahmaklar"
Son dönemde [sosyal medya] platformlarında tarihi ve dini şahsiyetlere yönelik artan karalama kampanyalarına dikkat çeken Sabri Okur, Said Nursi'yi hedef alan kişilerin asıl amacının gerçeği aramak değil, sansasyon yaratarak gündeme gelmek olduğunu vurguladı. Okur, bu tür saldırıları "gökteki bir yıldızı düşürmek için taş atan veya güneşi söndürmek için üfleyen ahmak bir çocuğun" beyhude çabalarına benzetti.
Söz konusu kişilerin Risale-i Nur'da tecelli eden Kur'ani hakikatlere karşı gözlerini yumduğunu belirten Okur, bu şahısların Bediüzzaman'ı fikren çürütemeyeceklerini çok iyi bildiklerini aktardı. Okur, sırf toplum tarafından konuşulmak ve şöhret elde etmek amacıyla mesnetsiz iddialar ortaya atan bu kişilere karşı en güzel cevabın aslında onları muhatap almamak olduğunu ifade ederek şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:
"Her ne ise, 'cevab-ul ahmak es-sükut' (ahmağa verilecek cevap susmaktır) kaidesince, bunlara verilecek en güzel cevap, susmakla onları muhatap almamaktır. Fakat hakikati bilmeyenlere ve bilmek isteyenlere, elbette onları hak ve hakikate sevk etmek ve bu kudsi nurdan istifade etmeleri için, her çeşit suallerine cevap vermek lazım gelir."
Osmanlı alimlerinin taktığı unvan: Bediüzzaman
Açıklamasının devamında Said Nursi'nin entelektüel ve manevi derinliğine ışık tutan Okur, "Bediüzzaman" lakabının sıradan bir isimlendirme olmadığını, Osmanlı'nın önde gelen büyük alimleri, hocaları ve şeyhleri tarafından kendisine tevdi edildiğini hatırlattı. Bu lakabın "zamanın harikası ve eşsizi" anlamına geldiğini belirten Okur; Said Nursi'nin keskin zekası, kuvvetli hafızası, ilmi derinliği, yüksek hamiyeti, azim fedakarlığı ve şiddetli takvası nedeniyle bu unvana layık görüldüğünü vurguladı.
Tarihi kaynaklara atıfta bulunan yazar, Said Nursi'nin hangi ilim dalından olursa olsun kendisine yöneltilen tüm sorulara mutlak bir isabet ve tereddütsüz cevaplar verdiğini, hiçbir alimin onu ilmi tartışmalarda mağlup edemediğini ve hiçbir zalimin de onun başını eğdiremediğini kaydetti.
Şam Emevi Camii'ndeki tarihi hutbe ve savaş yılları
Sabri Okur'un açıklamalarında, Said Nursi'nin henüz genç yaşlarındayken İslam coğrafyasında nasıl bir etki yarattığına dair önemli tarihi anekdotlar da yer aldı. Şam'daki tarihi Emevi Camii'nde, içlerinde 100 civarında ehli ilmin de bulunduğu yaklaşık 10 bin kişilik muazzam bir cemaate hutbe irat etmesi, onun ilmi otoritesinin bir kanıtı olarak sunuldu. Okur, bu hutbeyi dinleyen büyük alimlerin "Böyle bir hutbeyi dünyadaki bütün alimler toplansa okuyamaz" diyerek Said Nursi'nin Şam'da kalması için ısrarcı olduklarını aktardı.
Bunun yanı sıra, Said Nursi'nin sadece bir "masa başı alimi" olmadığı, vatan savunmasında bizzat cephede yer aldığı da vurgulandı. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde gönüllü alay kumandanı olarak talebeleriyle birlikte cepheye koşan Said Nursi'nin, vatan müdafaasında eşsiz hizmetler sunduğu ve büyük fedakarlıklar gösterdiği hatırlatıldı.
İngiliz işgaline karşı direniş ve Ankara günleri
İstanbul'un İngilizler tarafından işgal edildiği karanlık günlerde Said Nursi'nin sergilediği duruş, Okur'un açıklamalarının en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. İşgal kuvvetlerinin hile ve desiselerini açığa çıkarmak amacıyla "Hutuvat-ı Sitte" adlı eserini kaleme alan Said Nursi'nin, bu eseri gizlice neşrederek İstanbul halkını İngiliz işgaline karşı bilinçlendirdiği ve direnişi örgütlediği ifade edildi.
Bu üstün vatanperver hizmetlerinden ötürü dönemin siyasi otoritesinin de dikkatini çeken Said Nursi'nin, Mustafa Kemal tarafından ısrarla Ankara'ya davet edilerek taltif edilmeye çalışıldığı belirtildi. Okur, Said Nursi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) giderek mebuslara hitap ettiğini ve bu tarihi konuşmasında her şeyden evvel Allah'ın emri olan namazın önemini ders verdiğini hatırlattı.
"İman kurtaran bir vatanperver"
Cumhuriyetin ilerleyen yıllarında pek çok alimin idam edildiği veya ülkeyi terk etmek zorunda kaldığı zorlu dönemlerde, Said Nursi'nin her türlü esaret, işkence ve hapis cezasına rağmen vatanında kalarak mücadelesine devam ettiği vurgulandı.
Okur'a göre Said Nursi'nin en büyük mücadelesi, ecnebi dinsizlerin milleti imansızlaştırarak vatanı manevi olarak ele geçirme planlarına karşı verdiği entelektüel savaştı. Risale-i Nur eserleri aracılığıyla Allah'a imanı, ahiretin hakkaniyetini, Kur'an'ın mucizevi yönlerini ve Peygamber Efendimizin (ASM) davasını fen bilimlerinin diliyle "iki kere iki dört eder katiyetinde" ispatlayan Said Nursi, milyonlarca insanın imanının kurtulmasına vesile oldu.
Yazar Sabri Okur, Said Nursi'nin ihlasta zirveyi temsil ettiğini, öyle ki vefatından sonra kabrinin dahi bilinmemesini ve gizli kalmasını vasiyet ettiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bütün beşeriyetin günümüzde şiddetle muhtaç olduğu barış ve huzurun nasıl tesis edileceğini yüz sene evvel teşhis edip tedavi çaresini gösteren, milyonlarca insanın imanını kurtararak dünya ve ahiret saadetine vesile olan böyle bahtiyar bir şahsiyettir. Ne mutlu o kimseye ki, onun bu kudsi davasına kuvvet ola. Ne bedbahttır o kimse ki, onu takdir etmeyip aleyhinde bulunarak ehl-i dalalete yardım ede."
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0














Yorumlar (0)